Aynen kanka tasarruf falan, çok biliyonuz, badem sütlü ristretto bianco içicez günlüğüne yaz
Mert Başaran:
“Türkiye’de beyaz yakalıların ciddi bir problemi var. Kanyon AVM’de jilet gibi dolaşıyorlar.”
“Herkes şık, herkes bakımlı, herkes manken gibi. Ama çoğu ay sonunu zor getiriyor.”
“Tahtakale’ye gidiyorsun, adamın üstü başı sıradan ama kasası para dolu. Asıl fark burada.”
“Beyaz yakalılarda para çok hızlı eriyor.”
“Birinin doğum günü oluyor, yemeğe gidiyorsun. Biri işten ayrılıyor, yine yemeğe gidiyorsun. Biri işe başlıyor, yine masraf.”
“Birinin çocuğu oluyor, hediye alıyorsun. Birinin dişi çıkıyor, yine hediye alıyorsun.”
“Ay sonunda bir bakıyorsun, maaş gitmiş.”
“Beyaz yakalının en büyük yanılgısı, maaşım nasıl olsa gelecek diye düşünmesi.”
“Bu rahatlık insana önden harcatıyor.”
“Sonra beyaz yakalının maaşı geliyor, o maaş borca gidiyor. Ay sonunda elde yine sıfır kalıyor.”
“Ama ticaret yapan adam bu ay ya kazanamazsam, ya işler iyi gitmezse diye düşünüyor.”
“Sonuç olarak Tahtakale’ye bir gidiyorsun, adamın üstü başı sıradan ama kasası para dolu.”